Değişim, yaşamın yasasıdır ve dünyada her şey değişim halindedir. Günümüzde toplumsal değişimler, çok büyük bir hız kazanmıştır. Gerek birey olarak gerekse örgütler olarak var olma çabalarımız da toplumsal değişim hızına bağlı olarak hızlanmıştır. Küresel boyut kazanmış olan rekabetçi ekonomik sistemin içinde bireyler ve işletmeler arasındaki rekabet de hızlanmıştır. Yaşanan değişimin gerisinde kalmak, ya da değişimlere uyum sağlayamamak, işletmelerin rekabetçi güçlerinin giderek azalmasına ve yaşamlarının sona ermesine yol açmaktadır. Tek değişime uğramayan değişimin kendisiyse de, değişimin kendimiz ve işletmelerimiz üzerindeki etkilerini kontrol altında almak gerekmektedir. İşletmelerin başarısını ve karlılığını etkileyen önemli faktörlerden biri, hiç şüphesiz işletme stoklarının en uygun düzeyde bulundurulmasıdır. İşletmeler gereksinim duydukları birçok hammaddeyi, yarı mamul ve mamulü satın alır ve depolar. İmal ettiği ürünlerini de depolar. Bunu mamullerin hem imalatı hem de dağıtımındaki sürekliliği sağlayabilmek için yaparlar. Ancak stok bulundurmanın en uygun değerinin ne olacağı konusu da işletmelerin dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan birisidir. Az stok bulundurmada üretimin aksayabileceği gibi, elde çok fazla stok bulundurmak da depolama, bozulma, demode olma, üretim giderlerini karşılayamama gibi durumlar yaratabilir. Stok maliyeti, öncelikle işletmelerin kârını etkilemektedir. İşletmelerin çalışma sermayelerinin atıl tutmasına neden olmaktadır. Demode hale gelmiş stoklar, hem kaynak israfına hem de zarara neden olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı işletmelerin, stok yönetimlerini kontrol altında tutmaları büyük önem taşımaktadır.
Yazar(lar): Bilim Uzmanı Aslı KAYA
Kurum(lar): Süleyman Demirel Üniversitesi, Sağlık Yönetimi Doktora Öğrencisi, İnönü Üniversitesi, Sosyal Bil. Enst., İşletme ABD, Muhasebe ve Finans Doktora Öğrencisi
DOI: https://doi.org/10.5281/zenodo.18448976
Görüntülenme Sayısı: 101
PDF İndirme Sayısı: 0