Bu çalışmada, Türk ekonomisinin performansını belirleyen çeşitli makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkiler zaman serisi analiziyle incelenmiştir. 1988-2021 dönemi için Dünya Bankası verileri kullanılarak; GSYİH büyümesi ile mal ve hizmet ihracatı, mal ve hizmet ithalatı, sabit sermaye oluşumu (yatırım), sanayi sektöründe (inşaat dâhil) yaratılan katma değer, hizmetler sektöründe yaratılan katma değer, tarım-orman-balıkçılık sektöründe yaratılan katma değer, doğrudan yabancı sermaye girişleri ve savunma harcamaları gibi değişkenler ele alınmıştır. İlk olarak, serilerin durağanlığı Ng-Perron birim kök testleriyle sınanmıştır. Daha sonra, uzun vadeli denge ilişkilerini belirlemek amacıyla Johansen eşbütünleşme testi uygulanmış ve eşbütünleşik değişken grupları için Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) tahmin edilmiştir. Kısa vadeli nedensellik ilişkilerini belirlemek amacıyla Granger nedensellik testleri yapılmış ve değişkenlerin şoklara tepkisini analiz etmek için etki-tepki (impulse-response) analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Türk ekonomisinde büyümenin temel itici güçlerinin ihracat performansı, yabancı sermaye girişleri ve sanayi ile hizmet sektörlerindeki gelişmeler olduğunu göstermektedir. Kısa vadede, hizmetler sektöründeki büyümenin GSYİH üzerinde öncü bir etkisi bulunurken, ihracat ve yatırım artışlarının da büyüme üzerinde olumlu etkileri görülmektedir. Uzun vadede ise, GSYİH ile ithalat, ihracat, yatırım ve sanayi üretimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir denge ilişkisi tespit edilmiştir. Özellikle, ithalattaki artışın uzun vadede GSYİH büyümesine en güçlü katkıyı yaptığı, buna karşılık ihracat ve yatırımın etkilerinin zamanla zayıfladığı ortaya konmuştur. Savunma harcamalarının büyüme üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır. Politika yapıcılar açısından bu bulgular; ihracata dayalı büyüme stratejilerinin sürdürülmesinin, yabancı yatırımların ve sermaye girişlerinin teşvik edilmesinin, ayrıca sanayi ve hizmetler sektörlerinde verimlilik odaklı reformların gerçekleştirilmesinin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme açısından kritik olduğunu göstermektedir.
Yazar(lar): Furkan TURA
Kurum(lar): Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi
DOI: https://doi.org/10.5281/zenodo.17653420
Görüntülenme Sayısı: 157
PDF İndirme Sayısı: 0